Sen Nesin

sEN NEsin

Suskunluğuma sarıp gökyüzüne astığım

Karanlıkta parlayan köşeli yıldız mısın?

Bakanı gülüşünle kıskacına düşürüp

Avlayan, yüreğinden yaralı bir kız mısın?

Gül müsün dikeninin nice canlar yaktığı?

Sel misin kapılanı durmadan ağlattığı?

Şiir misin mısrası ömürlere mal olan?

Sihir misin her gözü kolayca aldattığı?

Acıya pençelenen vücutlarda can mısın?

Durup durup deliren dağlarda volkan mısın?

Cehennemde kükreyen alev kadar kırmızı

Damarımda dolaşan birkaç damla kan mısın?

Ceylan mısın yabanda sekerek koşagelen

Özgürlüğe kapalı uçsuz ovalarıma?

Dudaklarda kıvranan acı bir yalan mısın

Kar yağdıran, masumca gelen baharlarıma?

Pencereme damlayan bir damla yağmur musun

Sokak lambalarının gölgesinin düştüğü?

Sineme ok misali saplanan gurur musun

Ay vaktinde davetsiz kalbime üşüştüğü?

Doruklarda dolaşan hercai bir kuş musun?

Çıkmakta zorlandığım kıvrak bir yokuş musun?

Gece uykularımı bir vesile süsleyen

Uyanmaktan korktuğum mavimsi bir düş müsün?

Hasret misin çekeni duvarlara vurduğu?

Beşiğinde sessizce uyuyan bebek misin?

Nefret misin sevenin gözünde kuruduğu?

Çiçeklerde gezinen renk renk kelebek misin?

Yüreklere sığmayan pembe umut musun sen?

Yoksa uyku kaçıran umutlarda korku mu?

Hayalleri süsleyen uzak maksut musun sen?

Cümlelere sığınan ürpertici yankı mı?

Hırçın dağ başlarına çökmüş beyaz sis misin?

Seni gören herkesi kucaklayan keder mi?

Ateşimden yükselen dumanımda is misin?

Beni bakışlarına mahkûm eden kader mi?

Sürgün müsün aşığın gitmeye can attığı?

Düğün müsün sevenin uykusunda tattığı?

Söz müsün ağızlarda düğümlenip çırpınan?

Güz müsün tomurcuğu açmadan sararttığı?

Sevgiye kenetlenen yüreklerde ah mısın?

Bütün beyazlıkları karartan siyah mısın?

Her ömürde yalnızca bir kere işlenerek

Cezası bu dünyada çekilen günah mısın?

İnfaz mısın şairin kalemini kırdıran,

Mahkûmun elleriyle geçirdiği halat mı?

Dar mısın sanığının yüreğinde kurulan,

Ayakların altından sehpa çeken cellât mı?

Şehir misin etrafı hep surlarla çevrili,

Tutsaklıklar şehrinde hüküm süren sultan mı?

Nehir misin tutsağın gözlerinden boşalan,

Her bir karış toprağa bin can alan vatan mı?

Kusur musun karanlık gecelerde saklanan?

Kesir misin paydayı paya ölümsüz kılan?

Çizgi misin ölümle yaşam arasındaki?

Yazgı mısın yazısı zifir karasındaki?

Baktıkça içimdeki sevdayı güdüleyen

Kalbimin duvarına asılı resim misin?

Güneşi gözlerinde ışıyan parıltıyla

Utandırıp söndüren efsunlu cisim misin?

Hâkim misin sanığın gönlünde hüküm süren?

Hüküm müsün binlerce günahsızı öldüren?

Amir misin gönüle hasreti emreyleyen?

Emir misin vuslatı mahşere erteleyen?

Umutla derinlikten göğe doğru yükselen

Avuçların içinde aranan dua mısın?

Mutluluktan sevinçten ağır bedel istenen

Yalnızlığa umudu hapseden dava mısın?

Sevda mısın düştüğü yürekleri kavuran?

Ada mısın ıssızı cehenneme çeviren?

Ferhad’a Aslı’sını haram kılan dağ mısın?

Aşkı esir eyleyip zincirleyen çağ mısın?

Feryat mısın ah kusan sessizliğin bağrına?

Hayat mısın ölümsüz aşkın dert ortağına?

Mehtaba gizlenmeye çalışılan sır mısın?

Sırrın gizlenmesine adanan sabır mısın?

Sevene sevdiğini yar eden devir misin,

Dikilen fidanları hep solduran kıraç mı?

Bile bile kanarak içilen zehir misin,

Kimsesizlik zehrine çare olan ilaç mı?

Ferman mısın sevgiyi ayrılığa gark eden?

Duman mısın tutuşan dizelerimde tüten?

Kaderi boynu bükük bekleyişe terk edip

Zaman mısın akrebi yelkovana düşüren?

Okyanusun göğsünde damla kadar hevesin

Yokluk kadar varlığın, sessizlik kadar sesin

Gözlerine saklanmış gölgesi bu sorunun

Ne olur söyle bana öğreneyim, sen nesin?

2005