Koza Sakini

KOZA SAKİNİ

üzerine gün doğmamış bir yaylaydı yüzün

hasadını gökyüzünden toplayan

ve ben eski kırık bir fincan…

hatır kervanı geçer her bir parçamdan

Zakkum kokulu beklemelerin adıydı

çehrenin parıldayan tarafı

gözlerimi kamaştıran

ve ben her gece tenime dokunduğu yerden

senfoniler besteliyorum

bir koza sakinine

varsın ıslak olsun elleri hüznün

varsın kurşuna dizilsin harflerim

çıldırsın denizler, yutsun gemileri

ben yine kendimi kağıda kaleme zincirlerim

ölüme kilitlerim kelepçeleri

Sen bekleyedur kozanda

sen karanlıktan ışık süz tek odalı dünyana

ellerimde güneşin parıltısı

gözlerimde deniz fenerleriyle

an be an yaklaşıyorum dünyana

ya sen çık ordan

ya da beni al karanlığına birlikte görmeyelim

sancıyalım aşkın rahminde bir cenin gibi

yoksa batacak bir gün

beynimin kıvrımlarında sakladığım

Sevda yeminlerim…
2010