Gözyaşı

GÖZYAŞI

Sancıdır, güz sarısını andırır aklımın morgu,
hep olsun istemediklerim yatar ve ölü.
Kırık aynalardan yansır kimlikleri,
can sıkar, kan süzer simalar.
Yağar ama saçlarına düşmez yağmur sevgilinin,
üşümüş avuçlarıma düşer.
avuç kapanır dil susar, göz görmez,
gördükçe ağlar biçare, görmedikçe ağlar…

Kim bilir kimselerin vazgeçtiğini,
vazgeçmek suskun bir hece dolanır dişlerimde,
hep bir öncekine işaret eder sevdalar,
hep bir sonrasını arar gizlice,
el değer, ayak yorulur, kalp durmaz; ama incinir…
Öncekine ağlar, sonrakine ağlar..

Tutsaklığa teğet devrik karanlıklar yutar insanı, hapseder odalara…
Odalar ki kapıları yok, camları çivili, acısı taze…
Savaşa tutuşur zincirler,
kazandıkça ağlar herbiri, kaybettikçe ağlar…

Kaleme değen her kelime tutuşur,
parantezlere gömülür.
Elim yazmaya gitmez, boş bir mezarlıktır kağıt.
Adı yazılamayanın göğsüne yaslanır her med cezir,
gittikçe ağlar, döndükçe ağlar…

2009