Gecikmiş Bir Eylül Sendromu

Gecikmiş bir Eylül Sendromu
Akla kurşun
Eylül’e güz döker ustam
Öyle sarı ki
Kelimeler bile.
Bedenler eski,
Ruh dede,
Hasret
Yine olması gerektiği kadar
Takvim yaprağına yeni bir ihanet notu düşer
geçen her bir ayda Ömür
Her bir yılda geçen
Kurağız ve kuraklığımız
Bir başka mevsimin habercisidir
Yağmura inat
Ve hiç bir Eylül’de
Kilometreler
Bu kadar anlam taşımamıştı.
Kentli bir çocuktur
Köyün bağrına itilen
Başka biri iklimin ilk istasyonu
Ve sıcak yaz tadında.
Hangi gönül kimbilir
Adını heceler ritimle
Uzak bir köy lojmanında
Susuz
Ve yağmura rağmen.
Eylüller biter
Bitmez güzümüz.
Kuraklık düşer
Her santimine mesafelerin

Gel ki gelişin olsun
Gidişin olmasın
Yoksa bitmeyecek
ömrümdeki Eylül,
bu kuraklık
Yağmura rağmen.