Diriliş

Gün döndü bak ufuktan ihtiyar bir kaygıyla

Eskimişleri çoktan kurban ediyor zaman

Dokundu bu ıskarta varoluş çabasına

Kara bataklarında uyuyan nazlı gelin

Kaçtıkça kayboluyor tenhalarda bir yara

Kaçtıkça beklentisi yeni gündoğumunun

Kulaç atar zamanın tersine büyük büyük

Güzde ölüm korkusu, biraz terli avuçlar

Bir savaş suretinde artık bütün aynalar

Rüyaların kabusa dönüştüğü karanlık

Çeker mi yağmurların ülkesi arş katına

Bu coğrafya taş duvar, bu ölüm biraz susuz

Yeşermiyor ümitle ektiğim düşüncemin

Çorak tarlalarında gönül denen çiçeğim

Haydut yabancısıdır bu şehir geceleyin

Bir taş yolda heybetle koşan o küheylanlar

Hangi iklim burcunda taşıdı rüzgarını

Arşına ramak kala bu ketum bilmecenin

Ne gün kalkacak şaha içimizdeki ordu

Ne gün olur yeniden dirilişi ülkemin

Sustum çok zaman çünkü susmaktı vahyolunan

Ömür bir çocuk gibi ağlar susmazsa dedim

Dedim ki konuşursam doğmaz güneş sabaha

Alev sarar bu çağı, bu yangın sönmez dedim.

Umudumu kundağa bıraktığım o sabah

Bir büyücü sapladı göğsüme hançerini

Vahim bir yanılgıya düşmemek için o dem

Kuruyan nehirlere bir damla su serpmeye

Deldim kendi göğümün silik atmosferini

Bir heyecan tomurcuk açar da filiz verir

Bir azabın son bulur dizimi titretmesi

Oysa meydan yiğidi taşımazmış göğsünde

Beklediğine değmez, med olur cezir kalır

Ellerinin üstünde bahtsız temrinler bir de

Yüzünde çizgi çizgi her günden birkaç satır.

Alın götürün şimdi secde etmiş ışığı

Alın bu beklentiyi içimden cümle cümle

Yoksa bu çift ilmekli urganı darağacının

İnfazıma yeni bir dost meclisi olmasın.

Alperen Şimşek

25 Mart 2016