Aşk

aşk

Sağır susuşların göğsüne otursa da

Yolların gök gürültülü başlangıçları,

Darda bekler bir suçsuz

gözleri ilmeğin düğümüne ilişik…

kapı kollarının boyaları hala ıslak olsa da,

yürek bilir başına gelecekleri

ve bu yüzden belki de

el değmemiş küflü bir ekmektir aşk

Radyonun gürültüsüne karışır

hıçkırık mızıkasının senfonik suratsızlığı bazen,

durup her köşe başında ağlamak ister gözler…

Lakin elleri ceplerindedir gurur katedralinin

ve dudagı ıslıktadır.

Korkular münker nekir, durur başucunda.

Anlarsın, mütecaviz bir bakiredir ask…

gozyaşının tadı tanıdık,

sigaranın dumanına asinadır gözler,

küflü yanakların cığlığına karışır

sessizliği bozan hırıltılı bir nefes gibi

Suyuna kan karışmış bir nehirdir ask…